Türkler gazete yerine, gazel okuyor…


Hiç Türkiye’de gazete tirajları ne alemde diye merak edip baktınız mı?

Ben size kısa özet geçeyim; rezalet…

Ülke olarak gazete okumayı bırakın, okumuyoruz bile.

En çok Posta gazetesi satılıyor mesela, görsellik ön planda, içerik arka planda. Gazetede yazı dili;  basit, kolay, düşük kullanılıyor. Sokak’ta nasıl konuşuyorsak, Posta’da da onu okuyoruz.

Ve bütün bunların sebebi olarak teknolojinin ilerlemesi, akıllı telefonların hayatımıza girmesi sebep gösteriliyor, sanki Türkiye’de akıllı telefon yokken gazete tirajları 20 Milyon’un üzerinde falanmış gibi…

Size bir ülkeden örnek vereceğim, konunun akıllı telefonlarla değil, kültür ve gelişmişlikle ilgili olduğunu, lak diye kavrayacaksınız.

Japonya;

Yaklaşık 4 Trilyon dolarlık geliri var. Dünyanın en büyük üçüncü ekonomisi,  II. Dünya savaşından büyük yenilgi ile çıkmasına rağmen kısa sürede kalkınma hızı rekor kırdı.

Japonya’nın bu hızlı kalkınmasına “Japon mucizesi” adı verildi. Dünya’da gelişmeye çalışan ülkelere örnek gösterildi. 1980’lerin sonunda Japonya’nın ekonomik kalkınması öyle bir hal aldı ki, adamlar kendilerine “Dünyanı en büyük ekonomisi olma” hedefini koydular. Japonya’da yaşanacak olası bir ekonomik krizin dünyayı etkileyebileceği falan konuşuluyor, o kadar.

Nüfusları Türkiye’den 46 milyon daha fazla…

Ulaşım için harcanan paralar dudak uçuklatır, buna rağmen Japonlar tüketimi değil, üretimi sevdikleri için araba çok kullanmazlar. G8 ülkeleri arasında en düşük araba kullanımı Japonya’da.

Biz ne zaman araba üreteceğiz falan derken, piyasaya ismi ile nam salmış Honda, Toyota, Nissan, Mazda, Mitsubishi, Suzuki, Japon arabasıdır.

Kullandığımız arama motoru “Yahoo” Japonların’dır mesela. Fotoğraf çektiğimiz Fujifilm, telefon markası Sony yine Japon markalarıdır. Motor var mesela, Kawasaki, motorcular bilir, canavar gibi motordur. Her motorcunun hayalidir, o da Japonların’dır.

Peki, Japonlar ne yapıyorlar, gazete okuyorlar, kitap okuyorlar, üretiyorlar.

Demokrasi ve Eğitim Stratejik Araştırmalar Merkezi (DESAM) , 2012 yılında  araştırma yaptı. Bir Japon vatandaş yılda 25 kitap okurken, bir Türk 10 yılda bir kitap anca okuyor…

Şimdi geliyorum asıl mevzuya;

Dünya’da en çok gazeteyi de Japonlar okuyor.

Dünya Gazeteciler Birliği (Wan) açıklamıştı, dünyanın en büyük 100 gazetesi listesi yapıldı. Türkiye’den bir tane bile gazete giremedi.

Mısır ve Pakistan gazeteleri girdi, Türkiye giremedi o kadar, siz düşünün.

Dünya’nın en çok satan 5 gazetesi Japonya’dan, 1. Sırada Yomiuri Shimbun var, günde 14 Milyon satıyor. The Asai Shimbun var, 12 Milyon satıyor, Mainichi Sihimbun diye gazeteleri var 3. Sırada o satıyor 5 Milyon, Nihon Keizai Shimbun ve Chinucci Shimbun izliyor bunları biri 4 Milyon 635 bin tirajlı, diğeri 4 Milyon 512 bin. Bu gazetenin ardından ancak bir Avrupa gazetesi geliyor, Bild.

Japon gazetelerinin yarısı kadar falan etmiyor, 3 Milyon 867 bin satıyor. Japonlar toplamda günde 71 Milyon gazete alıyor, okuyor…

Türkiye’de bu sayısı toplamda 11 Milyon, Japonya’nın bir gazetesi  ya ediyor,  ya etmiyor.

Velhasıl anlayacağınız; gelişmişlik ile gazete okumak orantılıdır. Japonların başarısı ile gazete okuma oranlarının doğru orantısı tesadüf değildir.

Gazete okursan, gündemi öğrenirsin, ülkenin gelişmişliğini tartışırsın, gözlerini açarsın, farklı düşünceler tanırsın. Monologun kısırlığına sıkışıp kalmaz, diyalog kurarsın.

Dovifat var, gazeteciliğin babası boşuna dememiş, “gazeteler toplumların var olma mücadelesindeki araçlardır” diye.

Yani kardeşim, şimdi kalkıp kimse bana akıllı telefonlar geldi, gazete okunma sayıları düştü yalanını atmasın.

Türkiye’de gazete tirajları hiç yükselmedi, burada suç halk kadar, atmasyoncu gazetecilerdedir. Türkiye’de Sözcü dışında gazetecilik falan yapıldığı yok.

Haliyle gazeteler ne iktidarın umurunda, ne muhalefetin, kimse ona yapılan eleştiriyi falan tınmıyor.

Yukarıda anlattığım tablonun tezahürü şudur;

Okumazsan, cehalete de, işsizliği de mahkum olursun kardeşim, o kadar.

Japonya okur, sen de Toyota’ya biner, Fujifilm ile fotoğraf çeker, Sony ile konuşur,Yahoo’dan ağzını açıp, Japonya’yı izlersin.

😉


Barış Yahya Çinçin

06.08.2017

 

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: