Atatürk’e düşman olmak din düşmanı olmak değil midir?


Din dersi ile ilgili yeni müfredat açıklandı. Aslında iktidarın uzun zamandır üzerinde durduğu, yapmaya çalıştığı şeyi şimdi resmi olarak önümüze getirdiler. Her zaman yaptıkları gibi, önce ısıttılar, sonra yedirdiler.
*
“MEB’in(Milli Eğitim Bakanlığı’nın)Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin yeni ilköğretim ve lise müfredatının taslağında, Atatürk’e ilişkin tüm bölümler ve Atatürk’ün adı çıkarıldı” haberi geldi.

*
Cumhuriyet’ten Ozan Çepni’nin haberine göre, İlköğretim din dersi programından Atatürkçülük ile alakalı bütün konuların yanı sıra, ‘Atatürk’ün din ve vicdan hürriyeti’ne verdiği önem’, ‘Din ve vicdan hürriyetinin Cumhuriyet yönetimiyle güvence altına alınması’ bölümleri de çıkartıldı.

*
Lise müfredatından da, ‘Laiklik ve Din’, ‘Atatürk ve Din’, ‘Atatürk ve Cumhuriyet Dönemi Din Hizmetleri’, ‘Atatürk ve Din Öğretimi’ üniteleri her sınıf düzeyinden kaldırıldı.

*
Buraya kadar, klasik AKP’yi görebiliyoruz. İşin aslı buradan sonra başlıyor. AKP, Atatürk düşmanlığı yapacağım diye, din düşmanlığı yaptığını öğrenince büyük şok olacak.

*
Atatürk, daha 7 yaşında annesi Zübeyde hanımın isteği ile Kuran-ı Kerim’i hatmetti. Kuran’ın tamamını ezbere bilir. Atatürk, daha çocukluk yıllarında Selanik’te Mevlevi-Bektaşi tekkelerinde giderek ayinlere katılırdı. Atatürk, Çanakkale savaşında dostlarına yazdığı mektuplarda sık sık Allah’a olan inancını, savaşın Allah inancı ile kazanılacağını belirtti. Atatürk, Kurtuluş savaşı senelerinde camilere, cemevlerine gitmiş, cuma namazı kılmış, cami minberine çıkarak “Allah birdir, şanı büyüktür” diye başlayan Hz. Peygamberimizden övgü ile bahseden hutbeler vermiş, TBMM’yi tekbir ve dualarla açtırmıştır.
Meclis açılırken, bir hafıza sürekli kuran okutmuştur. Cumhuriyet döneminde Topkapı sarayı’nda Kuran-ı Kerim okuma geleneği sürdürülmüştür. Atatürk, özel hayatında vakit buldukça Kuran okumuş, dinlemiştir. Atatürk’ün en yakın dostlarından Fevzi paşa ve Annesi Zübeyde hanım beş vakit namaz kılan, İsmet paşa elinden geldiğince ibadetlerini aksatmayan insanlardı. Atatürk çevresinde ibadet eden, namaz kılan insanlara hep saygılı davranmış, hayranlıkla izlemiştir.

*

Atatürk Kurtuluş Savaşı sırasında tuttuğu özel notları arasında zaman zaman “Hafızı çağırıp Kuran okuttuğunu” yazmıştır. Yine özel notları arasında “TANRI BİRDİR VE BÜYÜKTÜR” notu göze çarpmaktadır. Atatürk’ün annesi, milletimizin kıymetli kadınlarından Zübeyde hanımın vasiyetinde yazan her sene ruhuna Kuran okutulması isteğini bilmeyen yoktur. Atatürk bu vasiyete aynen uymuş annesine her sene ölüm yıl dönümünde Kuran okutmuştur. Atatürk sadece annesine Kuran okutmamış, Cumhuriyet kurulduktan sonra her yıl Çanakkale savaşında ölen silah arkadaşları anısına da Kuran-ı Kerim okutmuştur.

*

Atatürk Cumhuriyet’i kurduktan sonra okullardaki din eğitimine karışmamış, hatta çocukların daha iyi bir din eğitimi almaları için elinden gelen çabayı göstermiştir. Kuran-ı Kerim’i Arapça’dan kurtarmış, halk anlasın diye Türkçe haline getirmiştir. Atatürk Kurtuluş savaşı yıllarında Yunanlılar tarafından yıkılan yüzlerce camiyi onarmış, yenilemiştir. Hatta Eskişehir Mihalıççık camisini cebinden 5000 lira verip yeniden yaptırmıştır. Atatürk’ün yurt dışında Paris ve Tokyo camilerinin yapımına katkıda bulunduğuna ilişkin kanıtlar vardır.

*

Atatürk, İslam dünyasıyla da yakından ilgilenmiştir. Kurtuluş Savaşı sırasında İslam dünyasının desteğini yanına alan Atatürk Kurtuluş Savaşı’ndan sonra da İran-Irak ve Afganistan gibi Müslüman ülkelerle Sadabat Paktı’nı kurarak, Hristiyan haçlı saldırılarına karşı Müslüman ülkelerle birlikte hareket etmiştir. Atatürk, 1937 yılında Filistin’e yönelik bir Siyonist- Haçlı Hristiyan saldırısı olacağını haber alır almaz “Filistin’e el sürülmez” diye bir bildiri yayınlayarak Müslüman Filistinlilerin yanında olduğunu herkese göstermiştir. 

*

Tarihe çok meraklı olan Atatürk en çok Hz. Muhammet’ten etkilenmiştir. Onun savaşlarını bütün detaylarıyla öğrenmiş, liselerde okutulan Tarih kitaplarında İslam tarihi bölümünün yazımına bizzat katkıda bulunarak bu kitaplarda Hz. Muhammed’in savaşlarını anlatan haritaları bizzat kendisi çizmiştir. Tarih çalışmaları sırasında Hz. Muhammet’i eleştirmeye kalkanları, “Hz. Muhammet’in kıymetinden habersiz cahil serseriler bizim tarih çalışmalarımıza katılamazlar” diye azarlamıştır. Hz. Muhammet’ten, “Benim senin adın silinir ama o ölümsüzdür” diye söz etmiştir.

*
Atatürk, 1922 Sakarya Savaşı’ndan 1934 Soyadı Kanunu’na kadar İslami içerikli “Gazi” unvanını ad olarak kullanmıştır. Soyadı Kanunundan sonra da zaman zaman ad olarak “Gazi” unvanını kullanmaya devam etmiştir.

*
E hal böyleyken saygıdeğer hükumetimiz Atatürk müfredattan çıkarılsın diye buyurmuş.

Adama sormazlar mı? Atatürk’ü müfredattan çıkarmak, din adına yapılan bu kadar icraatı müfredattan çıkarmak demektir.

Madem Atatürk’ü müfredattan çıkardınız, dini nasıl kullandığınızı eklersiniz artık.

 Siz Atatürk’ü ne kadar din düşmanı diye göstermeye çalışsanız da, Elmalılı Hamdi Yazır’ın ismi de, çevirdiği Kuran-ı Kerim’de açık açık ortada duruyor, isteyen gidip inceleyebilir.  


Barış Yahya Çinçin

22 Temmuz 2017

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: