Akp iktidarı ile beraber, Türk siyaseti kötü bir huyla tanıştı: yaptıkları işler kötü sonuçlanınca, inkar edip kendi muhaliflerini suçlama huyu ! Bugün Akp, en küçüğünden en büyüğüne kadar ağız birliğiyle neredeyse tüm muhalefeti Feto ve Pkk terör örgütleriyle işbirliği yapmakla suçluyor. Öncesini bilmeyen zanneder ki Akp sütten çıkmış ak kaşık ! Tüm suç muhalefetin. Eyy Akepeliler ! Fetö’yu yıllarca savunan siz değil miydiniz ? Pensilvanyadaki teröristbaşına ülkeye dönme davetini siz yapmadınız mı ? Kürsülerden “muhterem büyüğümüz” diye Pensilvanya’ya seslenen Melih Gökçek değil miydi ? Cemaate “Ne istediniz de vermedik ?” diyen siz değil miydiniz ? Dönemin yiğit milletvekili Kamer Genç meclis kürsüsünden Feto uyarısı yaptığında dört bir yandan Kamer Genç’e saldıran Akp milletvekilleri siz değil miydiniz ? Sadece Feto olsa yine iyi. Pkk’lı teröristleri Habur da düğün havasında karşılayan, terör örgütü Pyd’nin sözde lideri Salih Müslim’i ve Barzani soytarısını Ankara’ya davet edip devlet başkanı havasında ağırlayan, çözüm süreci adını verdiğiniz ihanet sürecinde Şivan Perver’le halaya duran siz değil miydiniz ? Hiç dansöz gibi evirip kıvırmayın. Tüm bunları yapan biz değil sizdiniz ! Delikanlı gibi yaptığınız işlerin, söylediğiniz sözlerin arkasında durun. Kameralar önünde verdiğiniz demeçleri unutup sizlere muhalif olan herkesi, kendi yaptıklarınızın sorumlu olarak görüp karalama huyunuzdan artık vazgeçin. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın, Ankara’yı cemaate parsel parsel satmakla itham ettiği, kameralar önünde Feto’yu hoşgörünün, diyaloğun, barışın mimarı ilan eden Melih Gökceķ utanmadan, sıkılmadan “Sol Siyaset Fetö İlişkileri” adlı kitap yazıyor. Yüzsüzlüğün bu kadarı ! Sanırsınız: teröristbaşı fetoya meydanlardan kendisi değil sol siyasetçiler övgüler yağdırdı. Nasıl oluyor da onca insanın önünde kameralar karşısında söylediğiniz sözleri unutup yıllarca Feto yapılanmasıyla ve dini kullanan tüm zararlı cemaatlerle mücadele vermiş, tertemiz insanları bu kadar pervasızca suçlayabiliyorsunuz ? Gökmen Ulu gibi mesleğine bağlı, vatansever bir gazeteciyi saçma ve gülünç bahanelerle hapise atarken hiç vicdanınız sızlamıyor mu ? Hiç utanmıyor musunuz ? Mesela, geceleri yastığa başınızı koyduğunuzda rahat uyuyabiliyor musunuz ? Büyütüp, ülkenin başına bela ettiğiniz şeylerden hiç mi pişmanlık duymuyorsumuz ? Kendi yaptıklarınızı görmezden gelip suçsuz insanları suçlarken: nasıl oluyor da hiç yüzünüz kızarmıyor ? Ve son olarak: yarın tüm bunların hesabını nasıl vereceksiniz ?

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: