Çocukluk yıllarımda Gençliğe Hitabeyi okudukça, ciltlerce kitaba konu olan başarıların mimarı Atatürk’ün, cumhuriyeti ve devrimleri onca kurum varken niçin gençliğe bıraktığını merak ederdim. O dönem tam anlayamazdım, lakin onlarca devlet kurumuna gericilerin nasıl sızdığını ve nice zararlar verdiklerini gördükten sonra  büyük dehanın devrimlerini niçin gençliğe emanet ettiğini bugün daha iyi anlıyorum: Emperyalizme ruhunu satan hainler devletin çeşitli kurumlarına sızabilir ve dahi devlet mekanizmasını ele geçirebilirler ve hatta Ulu Önder’in kurucusu olduğu parti kurucu felsefeden  uzaklaşabilir. Sezgin Tanrıkulu, Mehmet Bekaroğlu gibi Atatürk aleyhtarı şahıslar Atatürk’ün partisinde Genel Başkan Yardımcılığı koltuğuna oturabilir. Lakin Türk Gençliği asla ve katiyen ele geçirilemez. Yüreği vatan, bayrak ve cumhuriyet  sevdasıyla dolup taşan Türk Gençliğine, emperyalizm diş geçiremez. Bugüne dek geçirememiştir de.

Tarih, Atatürk’ü bir kez daha haklı çıkardı. Çıkaracaktır da ! Türk Gençliği emanete sahip çıkarak gerici ve bölücüleri tarihin tozlu sayfalarına gömecek. Ve devrimleri yaşatacaktır.

Ülkemizi bugün içinde bulunduğu buhranlı ve karanlık günlerden alıp çağdaş ve medeni devletler seviyesine taşıyacak yegane güç gençliktir. Gençliğin dinamizmidir.  150 yıllık şanlı mücadelesinden edindiği tecrübedir. Çıkış yolu GENÇLİKTİR.

Ama hangi Gençlik ? Vaktini ve zihnini salt eğlenceyle meşgul etmeyen, memur olma umuduyla siyasi partilerin kapısında beklemeyen, koltuk hırsı ve telaşıyla entrika peşinde koşmayıp mücadelesine odaklanan, kürsülerde klişeleşmiş cümlelerle laf kalabalığı yapmak yerine çözüm odaklı, bilimsel konuşan gençlik. Sürekli okuyan, okudukça soru soran gençlik. Bahanelerin ardına saklanmayarak sorunları çözen ve önüne çıkarılan engelleri tek tek sabırla aşan gençlik. Geçmişten ders alıp geleceği şekillendiren,  günümüz olaylarını, tarihsel gerçekler ışığında yorumlayarak taktik ve strateji oluşturabilen, örgütlü, kararlı, ne istediğinin bilincinde olan Kemalist Gençlik.

Ve o gençlik dün olduğu gibi bugün de görev başında. Yıllardır dinmeyen zifiri karanlığı dağıtıp vatanı Atatürk devrimleri ışığında aydınlatmak için mevzi de. Vatan aydınlığa, İzmir’in dağları yeni çiçeklere gebe. Atatürk Gençliği, üzerine aldığı görev ve sorumlulukların bilincinde. Ve bu bilinçle ülkesini karanlık dehlizlerden alıp aydınlık yarınlara taşıyacak.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: