5 gündür yüz binlerce insan sokaklarda adalet için yürüyor ve 1 kişinin bile burnu kanamadı. Bir olay çıkmadı

Neden?

Çünkü polis engeli yok, TOMA yok, biber gazı yok… Polis karışmadığı sürece hiçbir sorun yok.

Gezi eylemi de böyle başlamıştı. 50- 60 kişilik bir grup Gezi parkında oturma eylemi yapıyordu. Şiirler okunuyordu, şarkılar söyleniyordu.

Sonra ne oldu?

Sabaha karşı polisler, tomalarla Zücaciye dükkânına dalan fil gibi öyle bir daldı ki insan düşmanına böyle saldırmaz.

İnsanlar biber gazına boğuldu. Çadırlar yakıldı, Tek yaptığı parkta oturma eylemi yapmak olan küçük bir grup akıl almaz bir şiddetle dağıtıldı

Bu olay sonrası gezinin fitili ateşlendi ve ertesi gün milyonlarca insan sokağa çıktı. Küçük bir grubun park eylemi olarak başlayan Gezi, bir anda iktidarın baskısına, polis şiddetine karşı bir eyleme dönüştü.

Ancak buna rağmen polis müdahalesi olmadığı sürece insanlar kendi aralarında çatışma yaşamadı. Sağduyusunu korumayı başardı. Polisler engel çıkarmadıkça olay çıkmadığı net bir şekilde görüldü.

Ancak iktidar, şiddeti körüklediğini kabul etmemekte ısrar etti ve Gezi eylemini dış mihrakların oyunuymuş gibi göstermeye çalıştı.

Tabii bu algı operasyonunu yürütürken halkı “Camiide içki içtiler”, “Başörtülü bacımızı dövdüler” gibi dini duyguları sömürmeye yönelik yalanlarla kışkırttılar ve kutuplaşmayı zirveye çıkardılar.

Sonuç binlerce insanımızın yaralanmasına ve 12 kişinin ölümüne neden oldu.

Eğer 31 Mayıs gecesi polisler, gece yarısı Gezi parkına tomalarla dalmasaydı Gezi eylemi yurt geneline yayılan bir eylem olur muydu?

Büyük ihtimalle ismi bile duyulmazdı. Birkaç yüz çevrecinin eylemi olarak unutulur giderdi. İstanbul’da bir parkın yok edilmek istenmesi Ankara’daki, İzmir’deki, Adana’daki insanı sokağa dökecek bir olay değildir.

Gezi sırasında milyonlarca insanı sokağa çıkaran neden ağaç değil iktidarın baskısıydı. Polis şiddetiydi.

Eylem süresinde iktidarın ve havuz medyasının tek doğru açıklaması meselenin ağaç meselesi olmadığıydı.

Evet, Gezi’de mesele ağaç değildi. Sizdiniz. Sizin baskınız, şiddetiniz, bir parkta oturma eylemine bile tahammül edememenizdi. Bir ağaç eylemi olarak başlayan eylemi, tahammülsüzlüğünüz yurt genelinde bir eyleme dönüştürdü.

Buna rağmen halkı yalanlarla kışkırtmaktan, dış mihrakların oyunu diyerek komplo teorileriyle uyutmaktan vazgeçmediniz.

Dış mihraklar mı hiçbir taşkınlık yapmayan insanlara biber gazı sıkın dedi?

Dış mihraklar mı insanların ağzına gözüne hedef alarak biber gazı sıkın dedi?

Dış mihraklar mı plastik mermilerle insanların gözünü kör edin dedi?

Dış mihraklar mı Kabataş yalanını uydurdu?

Dış mihraklar mı halkı karşı karşıya getirmeye çalıştı?

İnsanlara dokunmadığınız sürece hiçbir olayın yaşanmadığını o günlerde gördük. Şimdi de görüyoruz.

Günlerdir insanlar ellerinde “adalet” yazılı pankartlarla yürüyor. Tek kişinin burnu kanamadı. Tek bir dükkân taşlanmadı. Tek bir otomobil ateşe verilmedi.

Bu durum iktidarı ve Sayın Bahçeli’yi o kadar rahatsız etmiş olacak ki eylemin başladığı günden beri “Adalet sokakta aranmaz”, “Kılıçdaroğlu halkı kışkırtıyor” diye açıklamalar yapıyorlar.

Hele Sayın Bahçeli’nin Twitter’da “İstanbul’dan karşıt eylem başlarsa ne olacak” diye yazması asla kabul edilemez. Bunun adı iç savaş kışkırtıcılığıdır. Halkı birbirine kırdırmaya çalışmaktır. Olay çıksın diye dua etmektir.

Olay çıksın ki yine mağdur edebiyatı yapma fırsatı elinize geçsin.

Birkaç dükkân taşlansın ki yine dış mihrakların oyunu yalanıyla milleti uyutmaya çalışın.

Birkaç araba yakılsın ki tüm muhalif insanları terörist ilan edin.

Hiç boşuna uğraşmayın, hayal kurmayın! Bu kez Gezi gibi olmayacak ve halk, sokakta şiddeti başlatanın polis müdahalesi olduğunu görecek.

Meydanlarda TOMA, biber gazı, plastik mermi olmayınca ne güzel eylem oluyormuş değil mi?

İnsanların yürümesine engel olunmayınca tek kişinin saçının teline zarar gelmiyormuş değil mi?

Umarım yürüyüş bu şekilde devam eder. İlerleyen günlerde eylemi baltalamak için provokasyonlar yaşanabilir. Çok dikkat etmek lazım. Tahriklere kapılmamak lazım..

İddia ediyorum, eğer polisler yürüyüşe müdahale etmezse, provokasyon yaşanmazsa adalet yürüyüşü kimse zarar görmeden bitecek.

Çünkü eylem yapmak demokratik bir haktır. İnsanların ifade özgürlüğüne saygı duyulan çağdaş ülkelerde sokak eylemleri, bir şölen havasında geçer.

İnsanların ifade özgürlüğüne saygı duyun… Adaleti sağlayın… Hukuk devleti ilkelerinden uzaklaşmayın…

Bakın o zaman Türkiye nasıl tadına doyulmayan güzel bir ülke olacak… Adaletin olduğu bir ülkede adalet yürüyüşü olmaz.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: