15 Temmuz karmaşası giderek artıyor. O gece tam olarak neler yaşandığını bence Erdoğan bile bilmiyor.

Ülke öyle bir hale geldi ki kim FETÖ’cü, kim PKK’lı, kim düşman, kim dost, kim vatansever, kim hain bilinmiyor.

Darbeci oldukları iddiasıyla tutuklu yargılanan üst rütbeli subayların tamamı FETÖ ile ilişkisini inkar ediyor.

15 Temmuz’da hayatını kaybedenlerin hiç birine otopsi yapılmamış. TSK envanterine kayıtlı silahlarla kalkışılan darbe girişiminde kimin hangi silahla vurulduğu, o silahın kime zimmetli olduğu kolayca bulunabilir. Neden otopsiler yapılmadı, yapılmıyor?

Darbe girişimine katıldığı ve FETÖ ile bağlantılı olduğu iddia edilen bir subay, “Rus uçağını saniyeler içinde düşürebilecek teknolojiye sahip TSK Ankara’da uçan 5 uçağı gece boyunca neden düşürmedi?” diye sormuş.

Bu konu benimde aylardır aklıma takılan bir soru. Uçaklar neden düşürülmedi? Havada başıboş uçaklar dolaşırken Erdoğan neye güvenerek uçakla Marmaris’ten İstanbul’a gitti?

Çatı davası sürerken olaylar çözüme kavuşacakken iyice karmaşık bir hale geliyor.

FETÖ İle Sözde Mücadele

Fetö kurumları ile, FETÖ’cüler ile en ufak bir teması olan insanların FETÖ üyesi olmak suçundan  tutuklandığı, ihraç edildiği şu zaman diliminde, Fethullah Gülen’in yıllarca en yakınında bulunanlar FETÖ ile mücadele kahramanı ilan ediliyor.

45 yıl boyunca örgüt içinde bulunan ve bunu gizleme gereği de duymayan Hüseyin Gülerce ve Latif Erdoğan için neden hiç bir hukuki işlem yapılmıyor? Haydi diyelim ki hatalarını anladılar, pişman oldular. Neden araştırma komisyonunda ve yargıda ifadeleri alınmıyor? FETÖ’yü en iyi bu kişiler tanımaz mı?

Kadir Topbaş’ın damadı Kavurmacı, sağlık sorunları nedeni ile denetimli serbestlik ile cezaevinden salıverildi. (!) Bu konuya AKP’nin referandum ortağı Bahçeli’de sert tepki gösterdi.

Bank Asya’da hesapları olduğu gerekçesiyle binlerce insan hakkında cezai işlem yapılırken, Bank Asya üst düzey yöneticisi serbest bırakıldı. (!)

Bu şekilde adalet sağlanmaz, sağlanamaz!

Faili Meçhullerde FETÖ Bağlantısının Neden Üstüne Gidilmiyor?

 

Necip Hablemitoğlu katledildiğinde olay yerine ilk gidenlerden biri dönemin İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu olmuştu.

Hani derler ya “Her katil olay yerine geri dönermiş.” diye.

15 Temmuz’dan sonra bizim kesimin 15 yıldır söylediğini AKP tekrar etmeye başladı. “Necip Hablemitoğlu FETÖ tarafından katledildi.” diyorlar.

Dönemin İçişleri Bakanı neden sorgulanmıyor? Neden ifadesi alınmıyor?

Abdülkadir Aksu ile FETÖ’nün ilişkisi nedir?

Hadi her şeyi 17/25 Aralık öncesine ittinizde cinayetleri de mi 17/25 Aralık’tan önce – sonra diye ayıracaksınız?

Uğur Mumcu cemaat tehlikesini ilk gören ve dile getirenlerden biriydi. Ahmet Taner Kışlalı katledilmeden 4 gün önce Fethullah Gülen’i anlatmıştı. Necip Hablemitoğlu FETÖ’yü anlatan “Köstebek” kitabını tamamlayamayadan öldürüldü. Muammer Aksoy ve Bahriye Üçok cinayetlerinde de parmakları olması göz ardı edilemeyecek bir ihtimal.

Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Necip Hablemitoğlu cinayetlerinde FETÖ parmağı mutlaka var. Ya tetikçi oldular ya da emniyet ve istihbarattaki müritleri ile bu cinayetlerin üstünü örtüp bunca yıl faili meçhul kalmasını sağladılar.

Bu cinayetlerin üzerine gitmeden FETÖ ile mücadele nasıl edilir?

Nuriye Gülmen ve Semih Özakça

KHK ile görevden alınan 76 gün açlık grevinde bulunan ve daha sonra tutuklanan eğitimciler.

Yıllardır zihniyetlerine karşı fikir ve bilgi mücadelesi verdiğim marjinal sol diye tabir edilen görüşlere sahip ikisi de.

İhraç sebepleri terör örgütü bağlantısıyla suçlanmaları.

Devlet böyle yönetilmez, yönetilemez. Adalete, hukuka, insan haklarına, demokrasiye sırt çevirmiş bir devlet olamaz. Olsa olsa muz cumhuriyeti olur.

Eğer terörle bağlantısı var ise, elinde sağlam delillerin varsa sadece ihraç etmezsin, gerekeni yaparsın, tutuklarsın.

Önce gözaltına alındılar sonra tutuklandılar . Gözaltı sebepleri ölmeleri durumunda gezi ve tekel benzeri eylemlere sebebiyet verebilecek olmaları.

Haksızlık, adaletsizlik had safhaya vardı ülkemizde.

Çok büyük toplumsal patlamalara gebe bir süreçten geçiyoruz.

Baskılar ve adaletsizlikler had sahfaya ulaştı.

AKP ve Erdoğan’ın bunun farkında olmadığını düşünmüyorum.

Ya bu durum işlerine gelecek.

Ya ülkeyi iç savaşa sürükleyip misyonlarını tamamlayacaklar.

Ya da AKP ve Erdoğan ülkenin ve devletin kontrolünü tamamen yitirdiler.

Erdoğan geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada “Huzur gelmeden OHAL kalkmaz.” demişti.

Adaletin olmadığı, haksızlıkların ayyuka çıktığı, ekonominin sallantıda olduğu şu dönemde AKP yaptığı hatalardan dönmezse huzurun sağlanması mümkün değil.

Terörü bitireceğini iddia eden AKP devleti bitirdi.

 

Zeki Atıcı

26.05.2017

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: