Türkiye Hande Fırat’ın  “Karargah Rahatsız” haberiyle çalkalanıyor. Hürriyet gazetesi Ankara temsilcisi Hande Fırat, geçtiğimiz Cumartesi yani 25 Şubat 2017 tarihinde bir haber yayınladı. Haberde Genelkurmay Başkanı Orgeneral  Hulusi Akar’a yönelik bazı eleştirilerin Genelkurmay tarafından rahatsızlıkla karşılandığı, bu iddiaların asılsız olduğu belirten açıklamalar  7 başlık altında toplanmış. Bu başlıklar altında karargahın iddialar yanıt verildiği görülüyor.

Biz her zaman ordunun yanındayız, hiçbir zaman ordumuzun zarar görmesini asla istemeyiz, o ayrı konu ama ortada yanlış giden bir şeyler varsa öğrenmek hakkımızdır diye düşünüyorum.

Olayı kısaca özetlediğime göre asıl konuya geçebilirim. Hande Fırat’ın adını duymayan yoktur. AKP’nin 15 Temmuz gecesi kahraman  ilan ettiği. Hatta Hürriyet gazetesi yönetiminin  Ankara temsilcisi olarak ödüllendirdiği gazeteci. Yanlış hatırlamıyorsam bundan yaklaşık 1 ay kadar önce Hande Fırat  Başbakan Binalı Yıldırım’ın elinden ödül bile almıştı.

Şimdi ayıklayalım pirincin taşları.  O süre içerisinde ne değişti, daha düne kadar göklere sığdıramadıkları Hande Fırat şimdi neden ifadelere çağrılıyor? Eleştirilerin odağı oluyor.

15 Temmuz gecesi darbe karşıtlığını herkese göstermedi mi zaten.

Bakın özetleyeyim sizlere; Doğan medya grubu, uzun zamandan beri kendini hükümete inceden teslim ediyordu. Yılmaz Özdil ile başlayan gazeteci  kıyımları, Emin Çölaşan, Uğur Dündar, İrfan Değirmenci diye devam etti. Yıllardır basının Amiral gemisi konumundaki Hürriyet yavaş yavaş itibarını kaybetmeye Sedat Simavi vizyonundan uzaklaşmaya başladı.

E durum böyle olunca gazete iyice iktidarın maşası haline geldi. Hükümet istediği manşete karışıyor, istediği gazeteciyi işten çıkarttırıyordu. Kendi egemenliği kabul eden gazetecileri ise sürekli daha iyi yerlere atıyor, daha fazla yetkiler veriyor, kendilerini öven yazılar  yazması için teşvik ediyordu.

Olaylar geldi en son bu habere kadar dayandı. Şimdi Hande Fırat’ın tavrı çok önemli, ya İrfan Değirmenci, Yılmaz Özdil, Emin Çölaşan, Uğur Dündar gibi dik durup halk tarafından bağrına basılacak, ya da çıkıp iki özür açıklaması yaparak gazetecilik mesleğini bir kez daha kendini bilmezler gibi ayaklar altına alacak.

İktidar en  ufak eleştiriyi bile kaldıramıyor, gazetelerin kendi reklam kağıtlarına dönüşmesini istiyor. Görünen o ki Hürriyet’in  haberlerini verdiği iki tam sayfa bile kesmemiş gözlerini hükümet yetkililerimizin.Hep kendilerine övgü istiyorlar, hep kendileri olsun istiyorlar.

Kemal Kılıçdaroğlu’ndan pek haz etmem ama, zavallı adamın haberleri bazen küçük bir kare içinde ya var ya yok.

Gerçek gazetecilere ihtiyaç duyduğumuz bir dönemdeyiz; Kemalizm ile düşünen, doğruları yazmaktan çekinmeyen, korkmayan. Yeni Abdi İpekçiler, Uğur Mumcular, Ahmet Taner Kışlalılar çıkartmalıyız aramızdan.

İşte her yerde bağıra çağıra söylediğimiz budur, gazetecilik sadece haber yazmak, haber kurallarını bilmek değildir. Yaptığın haberler ile devri değiştirmek, yanlışları bir bir ortaya dökmektir. 15 Temmuz gecesi ben Hande Fırat’ın yaptığını çok doğru buldum. Cumhurbaşkanının söylemlerini oöyle zor bir zamanda halka aktarmak elbette gazetecilik görevidir. Ama şimdi halk adına sorgulama yapmak, gizli kalmış bazı detayları ortaya çıkararak halkı aydınlatmakta bir gazetecilik görevidir. Seçim Hande Fırat’ın, ya iyi bir gazeteci olarak akıllarda kalacak, ya da iktidarın kuklası.

Sedat Erginin görevden alınacağı gibi söylentiler dolaşıyor ortada, daha resmi hiçbir şey yok. Erkenden konuşmak olmaz. Ama böyle bir durum olursa da şaşırmayın derim. Sonuçta iktidara yakın durabilmek için en iyi gazetecilerini büyük tirajlar uğruna kaybetmeyi göze almış bir gazetenin Sedat Ergini gözden çıkarması pek abes olmaz.

Ne olursa olsun gazetecilik mesleği her geçen gün yara alıyor. Hürriyet ipleri çoktan kaçırdı. Bu saatten sonra bu haberin krizi atlatılsa bile. Hürriyet eski Hürriyet olarak kalamayacak.

Çünkü Hürriyet artık kısıtlanmış Hürriyet.

Haberlerine karışılan, oyuncu değiştirir gibi yazar ve gazeteci değiştiren bir gazetenin halk tarafında karşılığı olmaz. Bugün itibari ile satış sıralarında lider olsa bile, yılların değişmeyen liderliğini Sözcüye kaptırmıştır.

Sözcü ailesine hayırlı olsun, Burak Akbay’ı, yazar ve muhabir kadrosunu hepsini tek tek tebrik ederim.

Barış Yahya Çinçin

28.02.2017

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: